Bir zamanlar şehirler arası otobüslerde sigara içilir ve koltukların
arkasında bulunan küllükte söndürülürdü. Sigara içen yolcular gömlek
ceplerinden maltepe paketlerini çıkarırlar ve baş parmağıyla paketin
dibine vurur, çıkan sigarayı yanında oturan kişiye ikram ederdi. Yollar
uzundu ve mola verecek yerler olmazdı bir çok yolda. Ve muhabbetsiz
yolculuk çekilmezdi. Böyle yolculuklarda sigara içmeyen insanların
durumdan gayet memnun tavırlarına aldanmak mümkündü. Halbuki onlar da
muhakkak rahatsız oluyorlardı sigara dumanından. Peki neden ses
çıkarmıyorlardı?
Şimdi otobüs ya da minübüslere bindiğinizde cam kenarına oturmuş sıra
sıra insan görebiliyorsunuz. Kimse cam kenarına bayılmıyor. Otobüs
konserve gibi olduğunda yer ayırt etmeden otururlar. İnsanlar
birbirinden çekiniyor. Herkesin gözünde hırsız- gaspçı- sapık görünmeniz
mümkün. Yaşlılara ve çocuklu olanlara yer vermeme konusundan hiç
bahsetmiyorum. Biz de o insanlara tahammül edemiyoruz.
Hepimizde bir tahammül edememe sorunu var. Sevmediğimiz şarkıları
bile dinlemek bile sinirlendiriyor. Okul kantininde müzik kutusunun
fişini çekenler bile görmüştüm. Sokakta yürürken, sigara içen birinin
dumanı hafifçe üzerine geldiğinde adamın arkasından demediği kalmayan
insanlar görebilirsiniz. Bu insanların ölmesini, kanser olmasını ve çile
çekmesini çok isteyen insanlar görebilirsiniz.
Ne oldu da biz bu kadar tahammülsüz bir millete dönüştük. Sigara
sadece bir örnek. bir çok konuda böyleyiz. Tüm insanlar bizi rahatsız
eden özelliklerinden arınmakla yükümlü mü olmalıdır? Hoşgörü dersleri mi
verilmeli okullarda?
Ben çok küfrediyorum böyle insanlara.